Taşyaran Vadisi Nerede

Taşyaran Vadisi Nerede ? Taşyaran Vadisi Nasıl Gidilir ? 

Nasıl giderim derseniz Uşak-İzmir karayolu 45’nci kilometresinde, karayolunun 500 m. kadar güneyinde, Gediz nehri üzerinde bulunan Tarihi köprüden sonra ulaşabilirsiniz.

Taşyaran vadisi, Gediz nehrine dökülen ve kaynağını Eşme ilçesinden alan Hamam Çayının aşağı mecrası üzerinde oluşmuş bir görsel cennet.

Teknik açıdan başka bir adres isterseniz Hamamdere köyüne 2 km uzaklıkta olan, 1/25000 ölçekli Uşak K21-c3 paftasında kalan Taşyaran, 480-490 m yükseklikte yer alıyor.

Koordinatları ise 38,37,33 Kuzey ve 28,56,59 Doğu.

Taşyaran Vadisi Nerede Peki nasıl oluşmuş 

Eşme ilçesinde İsalar köyü yakınlarından Kurbağalı Dere, Bekişli Köyü yakınlarında Değirmendere, Küçük İlyaslı köyü çevresinden Sazak Dere ve Geçemek Derelerini alarak Cemal Çavuş köyü civarında Çörüş deresini de bünyesine katan akarsu, Hamam Çayı adını alır ve kuzeybatıya yönelerek Gediz nehrine dökülür.

Hamam Çayı, Eşme ilçesinin Gediz nehrine dökülen en büyük akarsuyudur. 35 km uzunluğa sahip bu akarsuyun aşağı kesimi hariç tamamına yakını Eşme ilçesinde akmaktadır. En fazla akış İlkbahar mevsiminde gerçekleşmekte ve kış mevsimi ikinci sırayı almaktadır. Yaz ve sonbahar mevsimlerinde dereler çoğu zaman kurumaktadır.

Jeolojik Yapı

Uşak Üniversitesi Öğr.Üyesi Doç. Dr.Hasan KARA, Taşyaran Vadisinin jeolojik yapısını incelemiş ve şöyle diyor;

Gediz Nehri

“Hamam Çayı, Gediz nehrine yaklaştığı yerde karşısına çıkan Alt Paleozoik dönemine ait Metagranit Gözlü Gnays gibi Menderes masifinin doğu kanadını oluşturan temel arazi içerisinden geçerek kendisine küçük bir boğaz açmıştır.

Taşyaran vadisi adı verilen boğaz vadi oluşumu da bu temel arazi üzerinde meydana gelmiştir.

Sahanın stratigrafik özelliklerine bakıldığında en yaşlı kayaçlar Paleozoik’in muhtelif dönemlerine ait metamorfizma geçirmiş birimlerdir.

Bu kayaçlar üzerine Miyosen yaşlı birimler diskordan olarak gelmektedir.

Miyosen birimlerini ise, değişik boyutlardaki parçaların oluşturduğu konglomeralar, kumtaşları ve yer yer de kil taşları oluşturur.

Miyosen örtü birimlerinin üzerinde Pliyosen yaşlı konglomeralar, kumtaşları ve çeşitli gölsel kireçtaşları, marn ve kil taşları sıralanmaktadır.

Taşyaran vadisindeki ilginç yeryüzü şekillerinin oluştuğu kesimde muhtemelen Neojen döneminde oluşmuş Neojen gölü sahayı kaplamaktaydı.

Geç Miyosen-Erken Pliyosen döneminin alüvyal ve gölsel istifleri karasal Neojen tortullaşmasının son evresini yansıtmaktadır.

III. zaman boyunca Batı Anadolu dikey tektonik hareketlerden etkilenmiş, havzalar oluşmuş ve bunların bir kısmı göllerle kaplanmıştır.

Çevrede yer alan yüksek sahalardan taşınan karbonatlı ve killi materyaller, havza tabanındaki bu çukur sahalardaki göllerde toplanmışlardır.

Kuaterner döneminde Büyük Menderes grabeninin alçalması ile akarsu erozyonu yeniden şiddetlenerek vadilerde tekrar derinleşmeler olmuş, yarılmalar ve taraçalar meydana gelmiştir

Taşyaran Vadisi Nerede

Ege denizinin bulunduğu aşağı kesimde meydana gelen tektonik çökmeler ve Anadolu içlerindeki Epirojenik yükselmelere bağlı olarak Taşyaran kesiminde akarsu Paleozoik yaşlı metamorfik kayaçlardan oluşan temele saplanarak burada eğim kırıklıkları meydana gelmiş ve şelaleler oluşmuştur.

Bu şelalelerden dökülen sular, temeldeki metamorfik kayaçları adeta bir testere gibi kesmiş ve dantel gibi işlemiştir.

Suların aktığı yerlerde oluklar ve aşağı döküldüğü yerlerde dev kazanları meydana gelmiştir.

Akarsu geriye doğru aşındırma yaptıkça bu şekillerin bir bölümünde kopmalar ve göçmeler meydana gelirken, gerilemeye bağlı olarak yeni dev kazanları ve helezon görünümlü akış yatakları meydana gelmiştir.

Bu süreç ilerledikçe, akarsu temele gömülerek ilk oluşan şekiller yüksekte adeta asılı şekilde kalmışlardır.

Böylece küçük bir mevsimlik dere olan Hamam Çayı, zamanla karşısına çıkan Paleozoik yaşlı eski metamorfik temeli oluşturan kayaçları 50 metre kadar derinlikte ve 200 metre uzunlukta parçalayarak muhteşem görünümlü boğaz bir vadi oluşturmuştur.”

Taşyaran Vadisi güzel ülkemizde bulunun yüzlerce jeolojik mücevherlerimiz içerisinde bir inci gibi duruyor.

Yüz binlerce yıl suyun nakış nakış işlediği kayalarda oluşan şekiller bir ressamın uzun yıllar süren bir çalışması gibi.

Zirve Dağcılık Uşak ekibinden Taşyaran vadisi ve Ulubey Kanyonu’nu ziyaret için davet aldığımda dünyanın en acayip yerlerini göreceğimi düşünmemiştim.

Programı inceleyip, ufak bir araştırmanın ardından gördüğüm fotoğrafların gerçekliğine ve bu muhteşem yer yüzü şekillerinin Türkiye’de, evime 2,5 saatlik mesafede yer alıyor olmasına rağmen, hiç duymamış olmama şaşırdım.

Nasıl olur da, bu harika yerler bilinmez, tanıtılmaz..

Etkinlik Uşak Üniversitesi ve Zirve Dağcılık’ın işbirliği ile gerçekleştirildi.

Kısa bir yolculuk ile Gediz Nehri’nin üzerindeki tarihi Çatalköprü’ye varıyoruz.

Köprünün sağından solundan, önünden arkasından sayısız fotoğraf çekiyorum.

Her bir açıdan farklı gözüküyor.

Köprü hemen yanı başındaki köyün ana yola ulaşımını ve bizim gibi doğaseverlerin kanyona ulaşımını sağlıyor.

Köprünün güzelliğine gözlerimiz alıştıktan sonra, köylülere selam verip, kuzuları sevip kanyona doğru ilerliyoruz.

Bizim geleceğimizi duydukları ve birlikte yürüyüş yapmak istedikleri için köyden 4 kişilik bir aile bize eşlik ediyorlar.

Kanyonun tehlikesiz kısımlarına kadar gelip, sonra geri dönecekler.

Kayaların kayganlığı ve her dönemecin birbirine benzemesi nedeniyle rehbersiz dolaşmak oldukça tehlikeli.

Bizim 4 adet rehberimiz olmasına rağmen, kalabalık olmamız dolayısıyla, UMKE’de (Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) bize eşlik ediyor.

Biz kanyonun keyfini çıkarırken, onlar bizim için ağır çantalarında sedye ve diğer medikal ekipmanları taşıyorlardı.

Suların aşırdığı kanyonda her köşede birbirinden yumuşak, yuvarlak hatlı kayalar ve oyuklar var.

Suyun kudretini, bu yumuşaklık karşısında hissetmemek mümkün değil.

Tabii sadece su tek başına yapmamış tüm bu güzellikleri, içerisinde taşıdığı çakıllar ve taşların çarpmaları ile oyulmuş bu şekilde.

Kayaların alttan yukarıya doğru renk değişimi de ayrı bir güzellik katmış vadiye.

Vadinin içlerine doğru ilerleyince bir baba oğul ile karşılaşıyoruz. Balık tutmaya gelmişler, şaşırıyorum yine.

Var mı balık burada diyorum, çok yok ama çıkıyor arada alabalık diyorlar.

Rastgele diyip ayrılıyorum yanlarından, çok da rahatsızlık vermeden.

Vadinin içerilerine doğru attığımız her adımda arkada kalıyorlar, keyifli bir şekilde..

Vadiyi ziyaret etmek isteyenler için not :

Henüz trekking rotaları açılmadığı için tek başınıza girmeniz tehlikeli olabilir.

Rehberlik için Zirve Dağcılık Uşak ekibi ile irtibata geçebilirsiniz, her türlü konuda yardımcı olacaklardır.

Bu Yazıyı Paylaşmak İster misin?

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir